Psikoloğa Gitmeli miyim? Destek Almayı Düşünmenize Yol Açabilecek Durumlar
Güncelleme tarihi: 8 Eki
“Psikoloğa gitmeli miyim, yoksa kendi başıma çözebilir miyim?” Zorlandığınız bir dönemde bu soruyu kendinize sorabilirsiniz. Destek almak için bir kriz yaşamanız ya da sorunlarınıza kesin bir isim koymanız gerekmez. Bu yazıda, yaşadığınız güçlükleri değerlendirmenize ve psikolojik desteğin sizin için uygun bir adım olup olmadığını düşünmenize yardımcı olabilecek durumları ele alıyoruz.

“Psikoloğa gitmeli miyim?” “Biraz daha beklesem geçer mi?” “İlk görüşmede ne anlatacağım?”
Psikolojik destek almayı düşünürken bu sorular aklınıza gelebilir. Bir yandan zorlandığınızı hissederken diğer yandan günlük sorumluluklarınızı yerine getiriyor olmanız, yardıma ihtiyacınız olup olmadığı konusunda kararsız kalmanıza neden olabilir.
Psikoloğa başvurmak için bir tanınızın olması ya da bir kriz yaşamanız gerekmez. Yaşadığınız güçlükler sizi yoruyor, ilişkilerinizi etkiliyor, yapmak istediğiniz şeyleri sınırlıyor veya tekrar tekrar aynı noktaya getiriyorsa destek almayı düşünebilirsiniz. Kendinizi ve ihtiyaçlarınızı daha iyi anlamak istemeniz de bir başvuru nedeni olabilir.
Psikoloğa ne zaman gidilir?
Bu soruyu değerlendirirken yalnızca “Hangi belirtilerim var?” diye sormak yerine üç noktaya bakmak yararlı olabilir: Ne kadar zamandır zorlanıyorum, bu zorlanma ne kadar yoğun ve hayatımı nasıl etkiliyor?
Zor bir günün ardından üzülmek ya da önemli bir karar öncesinde kaygılanmak, tek başına psikolojik bir rahatsızlık anlamına gelmez. Ancak duygularınız yatışmıyor, zorlanmalarınız tekrarlıyor veya baş etmek için gösterdiğiniz çaba hayatınızın büyük bölümünü kaplıyorsa bir uzmanla görüşmek ihtiyaçlarınızı anlamanıza yardımcı olabilir.
NIMH'nin ruh sağlığı rehberi; uyku, iştah, ilgi, dikkat ve günlük işleri sürdürme alanlarında iki hafta veya daha uzun süren belirgin zorlanmalarda profesyonel destek önerir. Bu süre, yardım istemeden önce beklemeniz gereken bir kural değildir. Yoğun sıkıntı, hızlı kötüleşme veya güvenlik riski varsa daha erken değerlendirme gerekir.
Psikolojik destek almayı düşündürebilecek 7 durum
1. Düşünceleriniz zihninizde dönüp duruyorsa
Bir konuşmayı tekrar tekrar gözden geçirmek, henüz gerçekleşmemiş olayları düşünerek saatler geçirmek ya da aynı soruya bir türlü yeterli bir cevap bulamamak yorucu olabilir.
Örneğin bir arkadaşınızın mesajına kısa cevap vermesini, sizinle ilgili bir sorun olduğunun işareti olarak yorumlayabilirsiniz. Ardından konuşmayı defalarca okuyabilir veya rahatlamak için tekrar tekrar güvence isteyebilirsiniz.
Burada düşüncelerin içeriği kadar, onlarla uğraşmanın ne kadar zamanınızı aldığı da önemlidir. Zihninizdeki tartışmalar uyumanızı, odaklanmanızı veya hayatınıza katılmanızı güçleştiriyorsa bu durumu bir görüşmede ele alabilirsiniz.
2. Kaygı nedeniyle hayatınız daralıyorsa
Kaygı bazen bizi hazırlanmaya ve önlem almaya yöneltir. Ancak kaygı yaşamamak için giderek daha fazla şeyden uzak durmaya başladığınızda seçenekleriniz azalabilir.
Toplantıda konuşmamak, insanlarla görüşmeyi ertelemek, hata yapma korkusuyla bir işe başlayamamak veya belirsizliği azaltmak için sürekli kontrol etmek buna örnek olabilir.
Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: “Kaygım olmasaydı yapmak isteyeceğim hangi şeylerden şu anda uzak duruyorum?” Cevabınız sizin için önemli yaşam alanlarını kapsıyorsa destek almayı düşünebilirsiniz.
3. Günlük işlerinizi sürdürmek eskisinden daha fazla çaba gerektiriyorsa
İşe gitmek, derslere katılmak, ev işlerini yapmak veya insanlarla konuşmak dışarıdan olağan görünebilir. Buna rağmen bütün bunları yapabilmek için kendinizi sürekli zorlamanız gerekebilir.
“İşlerimi yapıyorum, demek ki bir sorun yok” düşüncesi, yaşadığınız sıkıntıyı küçümsemenize yol açabilir. Günün sonunda sürekli tükenmiş hissetmeniz, dinlenmenize rağmen toparlanamamanız veya yalnızca zorunlu işleri yapabilecek enerji bulmanız da değerlendirmeye değer deneyimlerdir.
Destek ihtiyacını anlamak için hem ne yapabildiğinize hem de bunları yapmanın size ne kadar yük getirdiğine bakabilirsiniz.
4. Uyku, iştah, enerji veya ilginizde belirgin değişiklikler varsa
Uykuya dalmakta zorlanmak, eskisinden çok daha fazla uyumak, iştahınızın belirgin biçimde değişmesi, odaklanamamak veya önceden keyif aldığınız şeylere ilginizin azalması dikkate alınmalıdır.
Bu değişiklikler tek başına bir tanı koydurmaz. Özellikle sürüyor ve günlük yaşamınızı etkiliyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir. Yeni başlayan ya da açıklanamayan bedensel belirtilerde bir hekimle görüşmek de önemlidir; her fiziksel yakınmanın nedeni psikolojik değildir.
5. İlişkilerinizde benzer güçlükler tekrar ediyorsa
Yakınlık kurmakta zorlanmak, terk edilmekten yoğun biçimde korkmak, ihtiyaçlarınızı dile getirememek veya hayır dediğinizde uzun süre suçluluk hissetmek ilişkilerinizi yorabilir.
Farklı kişilerle benzer sorunları yaşadığınızı fark ediyor olabilirsiniz. Örneğin huzursuzluk çıkmasın diye sürekli uyum sağlıyor, ardından anlaşılmadığınız için öfkeleniyor olabilirsiniz.
Terapi, bu örüntülerin hangi durumlarda ortaya çıktığını, neyi korumaya çalıştığınızı ve farklı nasıl davranabileceğinizi birlikte inceleyebileceğiniz bir alan sunabilir.
6. Kendinize karşı sürekli sert ve eleştirelseniz
“Yeterince iyi değilim”, “Hata yaparsam insanlar beni istemez” veya “Ancak başarılı olursam değerliyim” gibi düşünceler kararlarınızı etkiliyor olabilir.
Kendinizi sürekli başkalarıyla kıyaslamak, başarılarınızı küçümsemek veya küçük bir hatanın ardından uzun süre kendinizi suçlamak yorucudur. Özellikle özdeğerinizi yalnızca başarınıza, görünümünüze veya başkalarının onayına bağlı hissediyorsanız bu ilişkiyi terapide araştırabilirsiniz.
Çalışmanın odağı, kendinizi zorla olumlu düşünmeye ikna etmekten daha geniştir: Kendinize nasıl yaklaştığınızı anlamak ve sizin için önemli olan yaşamı kurarken daha esnek davranabilmek.
7. Bir kayıp, ayrılık veya yaşam değişikliğiyle baş etmekte zorlanıyorsanız
Bir yakının kaybı, ilişkinin bitmesi, taşınma, iş değişikliği veya ciddi bir hastalık yaşamın dengesini değiştirebilir. Böyle dönemlerde üzülmek, kaygılanmak veya bir süre yönünüzü kaybetmiş hissetmek anlaşılabilir tepkilerdir.
Bu süreçlerin herkes için aynı takvimi yoktur. Yine de yaşadıklarınızı paylaşacak bir alan bulamıyorsanız, zorlanmanız giderek artıyorsa veya gündelik yaşamınızı sürdürmek güçleşiyorsa destek alabilirsiniz. Yaşadığınız olayın başkaları tarafından “yeterince büyük” bulunması gerekmez.
“Başkalarının sorunları daha büyük; benimki için terapiye gidilir mi?”
Kendi sıkıntınızı başkalarının yaşadıklarıyla karşılaştırmak, ihtiyacınızı fark etmeyi zorlaştırabilir. Bir sorunun dışarıdan küçük görünmesi, sizin üzerinizdeki etkisinin de küçük olduğu anlamına gelmez.
Başvuru nedeniniz tek bir olay olmayabilir. Uzun zamandır biriken yorgunluk, ilişkilerinizdeki tekrarlar veya adını koyamadığınız bir sıkışmışlık hissi de konuşulabilir.
İlk görüşmeye kesin bir açıklamayla gelmeniz gerekmez. “Son zamanlarda iyi hissetmiyorum ve nedenini tam bilmiyorum” demek bir başlangıç olabilir.
Karar vermekte zorlanıyorsanız kendinize sorabileceğiniz sorular
Aşağıdaki sorular bir tanı testi değildir. Doğru veya yanlış cevapları, puanları ya da başvuru için ulaşmanız gereken bir eşikleri yoktur. İhtiyaçlarınız üzerine düşünmenize yardımcı olabilir:
Yaşadığım güçlükler günümün ne kadarını kaplıyor?
Uyku, ilişkiler, iş veya okul hayatım bundan nasıl etkileniyor?
Zorlanmamak için hangi ortamlardan veya etkinliklerden uzak duruyorum?
Kendi başıma denediğim yöntemler bana ne ölçüde yardımcı oluyor?
Dışarıdan iyi görünsem de içeride yoğun bir sıkıntı yaşıyor muyum?
Bir uzmanla konuşabilsem en çok hangi konuda destek isterdim?
Bu soruları yanıtlarken zorlanmanız, başvuramayacağınız anlamına gelmez. Neler yaşadığınızı birlikte anlamlandırmak da ilk görüşmenin bir parçasıdır.
İlk psikolog görüşmesinde ne konuşulur?
İlk görüşmede genellikle sizi başvurmaya yönelten nedenler, yaşadığınız güçlüklerin geçmişi ve günlük yaşamınıza etkileri ele alınır. Daha önce destek alıp almadığınız ve süreçten beklentileriniz de konuşulabilir.
Her şeyi ilk seansta anlatmak zorunda değilsiniz. Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız bunu söyleyebilir; konuşmakta zorlandığınız konular olduğunu belirtebilirsiniz.
Siz de psikoloğunuza sorular sorabilirsiniz: Hangi yaklaşımla çalışıyor? Görüşmelerin sıklığı nasıl belirleniyor? Ücret ve iptal koşulları neler? Gizlilik nasıl korunuyor ve hangi istisnaları var?
İlk görüşme, ihtiyaçlarınıza uygun desteğin ne olabileceğini birlikte değerlendirme fırsatıdır. Seans sayısı ve çalışma planı, kişisel ihtiyaçlara göre şekillenir.
Psikoloğa mı, psikiyatriste mi gitmeliyim?
Psikiyatrist tıp doktorudur; tıbbi değerlendirme yapabilir ve gerektiğinde ilaç tedavisi düzenleyebilir. Klinik psikolog, eğitim ve yetkinlik alanı içinde psikolojik değerlendirme ve psikoterapi yürütür; ilaç reçete etmez.
Bazı durumlarda psikoterapi, bazı durumlarda tıbbi tedavi, bazı durumlarda ise birlikte yürütülen bir çalışma uygun olabilir. Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz bir ruh sağlığı uzmanıyla veya aile hekiminizle görüşerek yönlendirme alabilirsiniz.
Hangi durumlarda beklemeden yardım alınmalı?
İntihar veya kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa gecikmeden profesyonel yardım alın. Kendinize zarar verme planınız varsa, kendinizi güvende tutamayacağınızı düşünüyorsanız ya da sizin veya başka birinin yaşamı açısından acil risk bulunuyorsa rutin bir terapi randevusunu beklemeyin. Türkiye'de 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun. Mümkünse güvendiğiniz bir kişiye haber verin ve yardım gelene kadar yalnız kalmayın.
İstanbul'da yüz yüze veya online psikolojik destek
Destek almayı düşünüyorsanız, önce her şeyi kendi başınıza çözmüş olmanız gerekmez. İlk adım, şu anda sizi zorlayan şeyi konuşmaya yer açmak olabilir.
Klinik Psikolog Zeynep Ünal olarak yetişkinlerle İstanbul'da yüz yüze ve online psikoterapi görüşmeleri yürütüyorum. Kaygı, stres, ilişki sorunları, özdeğer ve yaşam değişimleri gibi konularla çalışırken Bilişsel Davranışçı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi ve Şema Terapi yaklaşımlarından yararlanıyorum.
Yaşadığınız güçlükleri ve nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu değerlendirmek için iletişim sayfam üzerindeki telefon numaram üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel değerlendirme, tanı veya tedavinin yerini tutmaz.



Yorumlar